Tip 1, tip 2 ve tip 3 kollajenler
arasındaki en belirgin fark bulundukları dokulardır: Tip 1 kollajen deride,
kemikte ve tendonda; tip 3 kollajen tip 1'e eşlik ederek damar duvarında ve iç
organlarda; tip 2 kollajen ise neredeyse yalnızca kıkırdakta bulunur. Bu yüzden
"kollajen takviyesi" ifadesi tek başına yeterli bir bilgi vermez;
hangi tip, hangi form ve hangi dozda olduğu belirleyicidir.
Kollajen nedir?
Kollajen, memelilerde en bol bulunan yapı proteinidir. Üç polipeptit
zincirinin birbirine sarılmasıyla oluşan üçlü sarmal yapısı, bulunduğu dokuya
çekme dayanımı kazandırır. Zincirlerin bileşimi değiştikçe farklı kollajen
tipleri ortaya çıkar ve her tip farklı bir dokuda görev alır.
Kollajen,
hidroksiprolin ve hidroksilizin gibi az rastlanan amino asitler içerir ve bu
amino asitlerin oluşabilmesi için C vitamini gerekir. C vitamininin bağ
dokusu ve yara iyileşmesindeki rolü bu biyokimyasal gereksinime dayanır; bu
konu ayrı bir yazıda ele alınmıştır.
Tip 1, tip 2
ve tip 3 kollajen karşılaştırması: doku, işlev ve takviye gerekçesi
|
Ölçüt |
Tip 1 |
Tip 2 |
Tip 3 |
|
En çok bulunduğu doku |
Deri, kemik, tendon, bağ, diş dentini |
Eklem kıkırdağı, omurlar arası disk, göz camsı cismi |
Deri, damar duvarı, iç organ destek dokusu, granülasyon dokusu |
|
Yapısal işlevi |
Dokuya çekme dayanımı ve biçim sağlamlığı kazandırmak |
Kıkırdağa basınca dayanım kazandırmak; su tutan matriksin iskeletini
oluşturmak |
Dokuya esneklik kazandırmak; tip 1 liflerine eşlik eden ince ağ
yapısını oluşturmak |
|
Onarımdaki yeri |
Olgun yara dokusunun ana proteini |
Kıkırdak matriksinin bakımı; hasar sonrası yenilenme kapasitesi
sınırlıdır |
Erken yara dokusunun ana proteini; doku olgunlaştıkça yerini tip 1'e
bırakır |
|
Takviyede tipik gerekçe |
Deri elastikiyetini, kemik ve bağ dokusu yapısını desteklemek |
Eklem kıkırdağı matriksini korumak ve eklem konforunu desteklemek |
Tip 1 ile birlikte alınarak deri ve yara dokusu onarımını desteklemek |
Tablodaki "onarımdaki
yeri" satırı, tip 1 ile tip 3'ün neden aynı üründe birlikte anıldığını
açıklar: Yara iyileşmesinde önce tip 3 sentezlenir, doku olgunlaştıkça yerini büyük ölçüde tip 1'e
bırakır.
Denatüre
olmamış kollajen ile hidrolize kollajen aynı şey midir?
Hayır, ikisi farklı maddelerdir: Denatüre olmamış kollajende üçlü
sarmal yapı korunmuştur, hidrolize kollajende ise bu yapı enzimlerle
parçalanmıştır. Kollajen takviyelerinde en sık karıştırılan ayrım budur.
Denatüre olmamış (undenatured) kollajen, üçlü
sarmal yapısı ve üç boyutlu şekli bozulmadan işlenmiş kollajendir. Tip 2 için
kullanılan kısaltması UC-II'dir. Buradaki temel etki mekanizması vücuda yapı
taşı sağlamak değildir; bu formun bağırsakla ilişkili bağışıklık dokusu
üzerinden oral tolerans adı verilen düzenleyici bir yanıtı tetiklediği
ileri sürülür. Çalışılan dozlar bu nedenle miligram düzeyindedir.
Hidrolize kollajen (kollajen peptidi),
enzimlerle küçük parçalara ayrılmış kollajendir. Sarmal yapı bozulmuştur; elde
edilen ürün peptit ve amino asit karışımıdır. Temel mekanizma, emilen
peptitlerin vücuda hem yapı taşı hem de sinyal sağlaması üzerine kuruludur.
Çalışılan dozlar gram düzeyindedir. Ayrıntısı hidrolize kollajen yazısında ele
alınmıştır.
|
Ölçüt |
Denatüre olmamış tip 2 (UC-II) |
Hidrolize tip 2 |
|
Yapı |
Üçlü sarmal korunur |
Peptitlere ayrılmıştır |
|
Etki mekanizması |
Bağışıklık aracılı oral tolerans |
Yapı taşı ve peptit sinyali |
|
Klinik çalışmalarda tipik doz |
40 mg/gün |
Gram düzeyi |
|
Kaynak |
Tavuk göğüs kemiği kıkırdağı |
Çeşitli hayvansal kaynaklar |
İki form birbirinin yerine kullanılamaz.
Denatüre olmamış kollajenle yapılmış bir çalışmanın sonucu, hidrolize kollajen
içeren bir ürün için geçerli sayılamaz. Bu ayrım dozdan bağımsızdır.
Tip 2
kollajen araştırmalarında ne bulundu?
2016 yılında Nutrition Journal dergisinde yayımlanan bir
çalışmada tip 2 kollajenin diz osteoartriti belirtileri üzerindeki etkisi
incelenmiştir. Çalışma birden fazla merkezde yürütülmüş; katılımcılar gruplara
rastgele dağıtılmış ve ne katılımcılar ne de araştırmacılar kimin hangi ürünü
aldığını bilmiştir. Gruplardan birine etken madde içermeyen plasebo
verilmiştir. Bu yöntem, sonuçların beklenti veya yanlılıktan etkilenmesini
önlemek için kullanılır. Araştırma tasarımı şu şekildedir:
·
Katılımcılar. 191 gönüllü rastgele üç gruba ayrıldı. Birinci grup günde 40 mg
denatüre olmamış tip 2 kollajen, ikinci grup günde 1500 mg glukozamin
ile 1200 mg kondroitin, üçüncü grup ise plasebo aldı.
·
Süre.
Çalışma 180 gün sürdü.
·
Ölçüm.
Etki, diz ağrısını, tutukluğu ve günlük hareketlerdeki zorluğu puanlayan WOMAC
anketiyle ölçüldü. Çalışmanın ana hedefi bu toplam puandaki değişimdi.
Çalışmanın sonucunda, 180 günün sonunda denatüre olmamış tip 2 kollajen
alan grupta, WOMAC puanında plaseboya kıyasla anlamlı bir azalma bulunmuştur (p
= 0,002). Aynı fark, glukozamin ve kondroitin alan gruba göre de
istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p = 0,04).
Bu sonuçları yorumlarken dikkat edilmesi gereken iki kısıtlılık vardır:
Birincisi, elde edilen bulgular yalnızca denatüre olmamış forma ve 40
mg doza aittir. İkincisi, Dünya Sağlık Örgütü osteoartrit bilgi notunda glukozaminin
etkili olmadığını belirtmektedir; dolayısıyla bu çalışmadaki karşılaştırma
grubu güçlü bir referans oluşturmamaktadır.
Bir üründe "tip 2 kollajen" yazması ne anlatır?
Yalnızca kollajenin tipini ve miktarını
ifade eder; formunu, kaynağını ve klinik çalışmalarda kullanılan dozla
ilişkisini belirtmez. Doğru bir değerlendirme yapabilmek için etikette şu dört
bilgi aranmalıdır:
·
Form.
Denatüre olmamış mı, hidrolize mi? Bu bilgi etikette çoğunlukla yer alır;
yazmıyorsa üretici firmaya danışılmalıdır.
·
Miktar. İçerdiği miktar, klinik çalışmalarda kanıtlanmış dozlarla aynı düzeyde
mi?
·
Kaynak. Tavuk, sığır, balık veya deniz canlısı kaynaklı olması, hem alerji
riski hem de kişisel tercihler açısından önemlidir.
·
Diğer bileşenler. Üründeki diğer maddeler tek başlarına hangi etkiyi hedefliyor?
Bu dört soru etiket bilgileriyle
yanıtlanamıyorsa, en pratik yol ürünü tavsiye eden eczacıya danışmaktır.